Ada Hukuk Ofisi
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
  • EKİBİMİZ
  • FAALİYET ALANLARIMIZ
  • FAALİYET ALANLARIMIZ
    • İcra ve İflas Hukuku
    • Ticaret Hukuku
    • Şirketler Hukuku
    • Gayrimenkul Hukuku
    • İş Hukuku
    • Aile Hukuku
    • İdare Hukuku
    • Borçlar Hukuku
  • EMSAL KARARLAR
  • MAKALELER
  • BİZE ULAŞIN
© 2026 Ada Hukuk Ofisi Tüm Hakları Saklıdır.

Evlilik Sözleşmesi Nedir Nasıl Yapılır?

  • Anasayfa
  • Makaleler
  • Evlilik Sözleşmesi Nedir Nasıl Yapılır?

EVLİLİK SÖZLEŞMESİ

(NEDİR? NASIL YAPILIR? HUKUKİ DAYANAĞI VE NİTELİĞİ NEDİR? ŞARTLARI NELERDİR?)

 

Evlilik sözleşmesi nedir?

 

Evlilik sözleşmesi, halk arasında sıkça bu isimle duyulan, uygulamada mal rejimi sözleşmesi olarak bilinen, eşler arasındaki mali konularla ilgili karar ve taahhütleri içeren bir sözleşmedir. Mal rejimi sözleşmesi, bazı şekil şartlarına tabi olup çiftler arasında evlilikten önce veya evlilikten sonra düzenlenebilir.

 

Bu sözleşme, özellikle taraflardan birinin önemli mal varlığı varsa, önceki evlilikten çocukları varsa, ticari risk taşıyan meslekler söz konusuysa, mal paylaşımı konusundaki olası uyuşmazlıkları önceden önlemek için tercih edilir.

 

Evlilik sözleşmesinin hukuki dayanağı nedir?

 

Evlilik sözleşmesinin yasal temeli Türk Medeni Kanunu m.202-206 arasında düzenlenmiştir. TMK m.202/1'e göre " Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır." İşbu düzenleme 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Taraflar arasında ayrıca bir sözleşme yok ise edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanacaktır.

 

 TMK m.202/2'e göre "Eşler, kanunda öngörülen sınırlar içinde, aralarında uygulanacak mal rejimini sözleşmeyle belirleyebilirler."

 

Yani, çiftlerin evlilik sözleşmesi düzenlemesine kanunen açıkça izin verilmiş olup taraflar edinilmiş mallara katılma rejiminden farklı bir rejimin uygulanmasını da sözleşme ile kararlaştırabilirler. Bu nedenle evlilik öncesi yapılan evlilik sözleşmesi/mal rejimi sözleşmesi hukuken geçerli olabilir, ancak bazı şekil şartlarına tabidir.

 

Evlilik sözleşmesinin hukuki niteliği nedir?

 

Evlilik öncesinde yapılan mali sözleşmenin niteliği;

  • Bu sözleşme, özel hukuk sözleşmesidir; fakat kanunda belirtilen resmi şekil şartına tabidir.
  • Borçlar Kanunu'ndaki genel sözleşme serbestisi kuralı geçerlidir, ancak aile hukukunun emredici hükümleriyle sınırlandırılmıştır.

Yani, taraflar mal paylaşımı konusunda dilediği her şeyi kararlaştıramaz; sadece Medeni Kanun'un tanıdığı rejimlerden birini veya onun sınırları içindeki düzenlemeleri yapabilir.

 

Evlilik sözleşmesinin düzenleme şartları nelerdir? Ne zaman yapılabilir?

 

TMK m.205 " Mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama biçiminde yapılır."

 

Taraflar arasında yapılan sözleşme, noter onaylı değilse geçersizdir. Yani şekil şartına uyulmadığında mal rejimi sözleşmesi yok hükmündedir.

 

Sözleşme; evlilikten önce yapılabilir. Bu durumda sözleşme evlilikle birlikte yürürlüğe girer. (TMK m.203) Evlilik sözleşmesi/mal rejimi sözleşmesi evlilik sonrasında da yapılabilir. Evlilik sonrasında sözleşme yapılması halinde mevcut mal rejimi düzenlemesinden hariç, taraflar arasında sözleşme ile kararlaştırılan hükümler yürürlüğe girecektir.

 

Bu nedenle;

  • Eşler evlenmeden önce veya sonra,
  • Noter huzurunda düzenleme (düzenleme veya onaylama) şeklinde yapmalıdır.

Belirtmek gerekir ki, sözleşmenin içeriği de sözleşmenin geçerliliğini etkileyen önemli unsurlardandır. Kamu düzenine veya emredici hükümlere aykırı maddeler sözleşmeyi geçersiz kılabilir. Yine eşlerden birinin diğerini zorlaması gibi nedenlerle tarafların iradesinin sakatlanması hallerinde de sözleşmenin geçersizliği gündeme gelecektir. Bu nedenle evlilik sözleşmesi/mal rejimi sözleşmesi son derece teknik bir sözleşme olduğundan hak kaybına uğramamak için sözleşmenin düzenlenmesi aşamasında hukuki destek alınmasını öneririz.

 

Evlilik sözleşmesiyle kararlaştırılabilecek mal rejimleri nelerdir?

 

Eşler, sözleşmeyle aşağıdaki rejimlerden birini seçebilir (TMK m.202/2):

1.      Edinilmiş mallara katılma rejimi (yasal rejim)

2.      Mal ayrılığı rejimi

3.      Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi

4.      Mal ortaklığı rejimi

 

Eğer hiçbir sözleşme yapılmazsa, yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimi kendiliğinden uygulanır.

 

Edinilmiş mallara katılma rejimi ; zaten yürürlükte olan evlilik birliği içerisinde edinilen mallara her iki eşin de hak sahibi olduğu rejimdir. Bu rejime göre evlilik birliği içerisinde edinilmiş malların neler olduğu TMK m.219'da düzenlenmiş olup bunlar ;

 

1. Çalışmasının karşılığı olan edinimler,

2. Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,

3. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,

4. Kişisel mallarının gelirleri,

5. Edinilmiş malların yerine geçen değerlerdir.

 

Bunlar haricinde olan mallar, tarafların kişisel malı kabul edilip eşlerin kendi mülkiyetinde kalmaktadır.

 

Kişisel mallar da TMK m.220' de düzenlenmiş olup bunlar;

 

1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,

2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,

3. Manevî tazminat alacakları,

4. Kişisel mallar yerine geçen değerlerdir.

 

Taraflar edilmiş mallardan sayılan bir varlığını sözleşme ile kişisel mal olarak belirleyebileceği gibi, kişisel malvarlığındaki bir değeri de edinilmiş mal olarak düzenleyebilecektir. Düzenlemelerin açık, anlaşılır ve net şekilde yapılması önem arz etmektedir.

 

Taraflar; eğer evlilik birliği içerisinde edinilen mallar kim üzerine kayıtlıysa mülkiyet ve tasarruf hakkının sadece o eşte kalmasını istiyorsa, mali bağımsızlık istiyor ve kazanımlarını ortak harcamıyor ve değerlendirmiyorsa mal ayrılığı rejimini kararlaştırabilir. Bu rejimde evlilik birliği içerisinde edinilen mallar kimin üzerine kayıtlıysa mülkiyeti sadece o eşe aittir. Tasfiye halinde de böyle kalır. Eşler kendi kazançlarıyla yaptıkları borçlardan da tek başına sorumludur. Evlilik sona erdiğinde herhangi bir paylaşım söz konusu olmaz.

 

Taraflar; aile düzenini korumak istiyor ve/veya az kazanan eş için güvence tesis etmeyi amaçlıyorsa paylaşmalı mal ayrılığı rejimi tercih edilebilir. Bu rejime göre evlilik birliği süresinde mal ayrılığı esas olup eşlerin mali bağımsızlığı korunur, ancak evlilik sona erdiğinde edinilen malların paylaşımı söz konusu olabilir. Eşler ayrı malvarlıklarına sahiptir, ancak aileye özgülenen mallar üzerindeki haklar ortak kabul edilir. Aile konutu ve ev eşyaları gibi mallar bu rejimin paylaşım konusunu oluşturacaktır.

 

Taraflar; mali anlamda tamamen ortak hareket etmek isteyip bunu yasal bir zemine oturtmayı amaçlıyorsa mal ortaklığı rejimini benimseyebilir. Bu rejime göre kanun gereğince kişisel mal sayılan mallar haricindeki tüm mallar ortak mülkiyet kabul edilir ve mallar üzerinde elbirliği mülkiyeti söz konusu olup mallar tek bir kişi üzerine kayıtlı olsa bile diğer eşinde mal üzerinde söz hakkı bulunmaktadır. Tüm gelirler ve edinilen mallar müşterek mülkiyete tabi olup tasfiye halinde eşit paylaşılır.

 

Mal rejimi nasıl sona erer? Tasfiye süreci nasıl işler?

 

TMK m.225'e göre " Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer."

 

Mal tasfiyesi, boşanma veya evliliğin sona ermesi durumunda mal rejiminin sonuçlarını somut olarak belirler.  Evlilik sözleşmesi de bu süreci etkilemektedir.

 

Eşlerden birinin ölümü halinde, mal rejimi sona erer. Mal tasfiyesi ile miras paylaşım süreçleri birbirinden bağımsız olarak işler. Önce sağ kalan eşin mal rejimi tasfiyesinden kaynaklanan hakları belirlenir. Ardından miras hukuku gündeme gelir. Burada evlilik sözleşmesinin varlığı halinde sağ kalan eş, sözleşmeye dayalı olarak tasfiye talep edebilecektir.

 

Boşanma halinde de eşler arasındaki sözleşme hükümlerine göre mal rejimi tasfiyesi yapılacaktır. Boşanma kararı kesinleştiğinde mal ayrılığı rejimi belirlenmemiş ise mal paylaşımı aşamasına geçilir. Boşanma davasının açıldığı tarih, esas alınarak edinilmiş mallar belirlenir. Ardından sözleşme hükümlerine göre bu malların paylaşımı yapılır.

 

AV.NESLİHAN KARASAKAL

MAKALE ARŞİVİ İÇİN TIKLAYINIZ

© 2026 Ada Hukuk Ofisi Tüm Hakları Saklıdır.

Tarama deneyiminizi geliştirmek, kişiselleştirilmiş reklamlar veya içerikler sunmak ve trafiğimizi analiz etmek için çerezler kullanıyoruz. "Çerezlere İzin Ver"e tıklayarak çerez kullanımımıza izin vermiş olursunuz.
Çerez Politikamız Çerezleri Kabul Et