TÜKETİCİDEN TAKSİTLİ SATIŞ NEDENİYLE ALINAN KIYMETLİ EVRAK SADECE NAMA YAZILI OLARAK DÜZENLENEBİLİR, AKSİ TAKDİRDE GEÇERSİZDİR.
Günümüzde birçok alanda taraflar arasındaki satış sözleşmelerine ilişkin sözleşme bedellerinin taksitli olarak düzenlenmesi söz konusudur. Taksitli satış sözleşmelerinin düzenlenmesinde birçok geçerlilik şartı bulunmakta olup uygulamada bu şartlara riayet edilmediğinden sık sık hak kaybı yaşanabilmektedir.
Birçok satıcı tarafından taksitli satış sözleşmesine ek olarak tüketicilere senet imzalatılmakta, taksit ödemelerine güvence teşkil etmesi amacıyla bu senetlere taksit bedelleri yansıtılarak tüketicinin taksidi ödemesi halinde senetler kendisine teslim edilmektedir. Burada gözden kaçan çok önemli bir şekil şartı bulunmakta olup satıcılarca bu şarta riayet edilmeksizin düzenlenen senetler geçersiz sayılabilmektedir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4.maddesinin 5.fıkrasında "Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir." denilmektedir.
14 Ocak 2015 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan 29236 sayılı Taksitle Satış Sözleşmeleri Hakkındaki Yönetmelik'in Kıymetli Evrak Düzenlenmesi başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasında "Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için taksit tutarını aşmayacak ve ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenir. Bu madde hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir." denilmektedir.
Bu düzenlemelere göre taksitle satışlarda kıymetli evrak vasfında tanzim edilecek senetler, her taksit için ayrı ayrı bir şekilde ve ancak nama yazılı olarak düzenlenmelidir, aksi durumda bu kambiyo evrakı geçerli olamayacaktır. Her taksit için ayrı ayrı değil de tek senet düzenlenmiş olması, taksit tutarıyla senet tutarının örtüşmemesi, senet üzerinde "emrühavalesine" ifadesinin bulunuyor olması senedi geçersiz hale getirecektir.
Yargıtayın çeşitli kararlarında da bu yönde kararlar verilmiştir.
Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 13/12/2017 tarihli 2015/27173 E., 2017/12439 K. "..davaya konu senetler taksitli konut satışına dair olarak 4822 Sayılı yasa ile değişik 4077 Sayılı Kanun'un 6/A maddesinin yürürlüğe girdiği 14.6.2003 tarihinden sonra düzenlenmişlerdir. Kanun'un bu amir hükmüne göre davaya konu senetlerin her bir taksit için ayrı ayrı ... yazılı olarak düzenlenmesi gerekirken emre müharrer olarak düzenlendiğinden geçersizdir. Bilindiği gibi emre yazılı senetler TTK 559, 560, 743 maddelerinde yazılı esaslar dahilinde devredilebilir. Buna karşılık ... yazılı senetlerin devrinde zilyedliğin devri yanında alacağın temliki sonuçları doğuracak şekilde devredilmesi gerekir. ... yazılı senette hak sahibi olmayan bir kimseden iyiniyetle devir alındığı gerekçesiyle iktisap mümkün değildir. Senet hamili TTK 599. maddesi gereği kendisinin iyi niyetli hamil olduğu savunmasında bulu...z. Somut olayda ciro edilen senetlerin ... yazılı olarak düzenlemesi yasal zorunluluk olmasına rağmen, emre muharrer olarak düzenlenmesi sebebiyle geçersizdir. Geçersiz olan bu senetlere ciro yoluyla hamil olan iyiniyetli olup borçlunun zararına hareket etme kastı bulunmadığı savunmasında da bulu...z. Davaya konu senetlerin lehdar yönünden karşılıksız kaldığı sabit olduğuna göre iptallerine yönelik talebin de kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir."
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 21.5.2014 tarihli E. 2014/12-403 K. 2014/682 sayılı kararı"...4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 6/A maddesinde: taksitle satış sözleşmesi düzenlenirken, tüketici lehine, "Sözleşmeden ayrı olarak kıymetli evrak niteliğinde senet düzenlenecekse bu senet, her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde ve sadece nama yazılı olarak düzenlenir. Aksi takdirde kambiyo senedi geçersizdir." emredici hükmü öngörülmüştür. Görüldüğü gibi, burada kanundan doğan bir hükümsüzlük hali söz konusudur. Çünkü senetler kanunun emredici hükmüne aykırı olarak, nama yazılı değil de, emre yazılı olarak düzenlenmişlerdir. Burada herkese karşı ileri sürülebilen mutlak hükümsüzlük hali söz konusudur. Senette sahtekarlık ve tahrifat da bunun gibidir. Hal böyle olunca, takibin keşideci (tüketici) yönünden İptalinde yasaya aykırılık yoktur ..."
Ayrıca bakınız. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Esas No:2010/9482; Karar No:2010/18351, K. Tarihi: 30.12.2010, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin, 2014/879 E., 2014/17617 K.
AV. NESLİHAN KARASAKAL